Nevruz Kadınları: Özgürlük ve Dayanışma İçin Bir Araya Geldiler

Nevruz Kadınları: Özgürlük ve Dayanışma İçin Bir Araya Geldiler

Yenice, Çanakkale, 7 Haziran 2026 – Kaz Dağları’nın kuzey eteklerinde yer alan Yenice ilçesi, Osmanlı döneminde Agonya olarak biliniyordu. Bu bereketli topraklar, tarih boyunca et, süt, bal, sebze ve yöresel otlar gibi değerli ürünlerin yetiştirilmesine ev sahipliği yapmış. Günümüzde de bu değerli ürünlerin üretimi devam ediyor; özellikle coğrafi işaretli kırmızı biberleri, bir kadın kooperatifinin simgesi haline gelmiş durumda: Nevruz Köyü Kadınları.

Taşımalı eğitim sisteminin başlamasıyla birlikte boş kalan ilkokul binasında bir araya gelen 15 kadın, bu kooperatifin temellerini atmaya karar vermiş. Arkadaşlarından birinin kenarda duran çeyrek altını, ilk sermaye olarak kullanmışlar. Tarhana, patik gibi çeşitli ürünler üretmişler fakat gerçek dönüşüm, iş kadını Zeynep Bodur Okyay’ın desteğiyle gerçekleşmiş. Okyay’ın sunduğu fırsatları değerlendirerek üretim yapmayı arzulayan kadınlar, tasarım, pazarlama ve sosyal medya alanında eğitimler almışlar. Ayrıca, ürünleriyle birlikte gönderdikleri notları düzgün yazabilmek için dil bilgisi eğitimi talep etmişler.

Artık -de ve -da eklerini doğru bir şekilde kullanabilen Nevruz Köyü Kadınları, “Zaten özgürdük ama şimdi kendi ürettiklerimizle kazanıyoruz, kendimizi daha özgür hissediyoruz” diyorlar. Hatta, evi okula uzak olan Güler Argun, kazandığı ilk parayla kendine bir ATV almış. Bu özgür ruhlu kadınlar, okulun bahçesinde yoga yaparken, ürünlerini tanıtmak için internet üzerinden defileler düzenliyorlar.

Sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmak amacıyla tasarım tekstil ürünleri üretmeye başlayan kadınlar, önemli bir başka dönüm noktasını da sanatçı Fırat Neziroğlu ile tanışarak gerçekleştirmişler. Neziroğlu, onlara unutulmuş ‘Nevruz bezi’ni dokuma tekniklerini öğretmiş. Şimdi, kendi dokudukları kumaşları çeşitli ürünlere dönüştürüyorlar. Kaz Dağları’nın endemik bitkileriyle süslenmiş kokteyl peçeteleri, Amerikan servisleri ve daha fazlası, göz alıcı bir şekilde tasarlanıyor.

Ferit adındaki bahçedeki horoz, kadınların ürettikleri birçok üründe bir simge haline gelmiş. Gün geçtikçe, okulun sınıfları atölye haline gelmiş; her bir kadın, tasarımcı kimliğini benimsemiş. Kimi kıyafet tasarlamada, kimi ise işlemelerde kendini geliştirmiş. Herkesin eşit söz hakkı olduğu bu topluluk, birbirlerini dinlemeyi ve desteklemeyi başarıyor.

Yazıyı, okulun kapısında bulunan karatahtaya yazılmış olan dört maddeyle bitirelim: “Kişisel algılama, varsayımda bulunmama, elinden gelenin en iyisini yapma ve sözün gücüne inan, güzel söz söyle.” Nevruz Kadınları, bu değerlerle bir araya gelerek hem özgürlüklerini hem de dayanışmalarını güçlendiriyor.