İlaçların Yan Etkileri: Her Bireyde Farklı Sonuçlar Doğurabiliyor

İlaçların Yan Etkileri: Her Bireyde Farklı Sonuçlar Doğurabiliyor

Modern tıpta, birçok hastalığın tedavisinde uzun yıllardır aynı ilaçların kullanılması yaygın bir uygulama olsa da, son dönemlerde yapılan araştırmalar bu yaklaşımın her hastada aynı etkiyi göstermediğini ortaya koyuyor. Bir hastada etkili olan bir ilaç, başka bir hastada ciddi yan etkilere ve hatta ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Uzmanlar, bu durumun temel nedeninin bireylerin genetik yapılarındaki farklılıklar olduğunu vurguluyor.

Özellikle kanser tedavileri ve kalp-damar hastalıklarında kullanılan ilaçların doz ayarlamaları son derece hayati önem taşıyor. “Kişiye özel tedavi” anlayışı, sağlık alanında giderek daha fazla dikkate alınan bir konu haline geliyor. Ancak, genetik testlerin yüksek maliyetleri nedeniyle bu uygulamalar henüz yaygınlaşmamış durumda.

İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu üyesi Özben Özge Yüksel, ilaçların bireylerde neden farklı etkiler gösterdiğinin en önemli sebebinin genetik farklılıklar olduğunu ifade ediyor. Yüksel, bazı hastalarda ilaçların hızla parçalanıp etkisiz hale gelirken, bazılarında ise vücutta uzun süre kalarak toksik etki yaratabildiğini belirtiyor. “İlaç alan bireylerde karaciğer enzimleri farklı çalışabiliyor. Kimisi ilacı hızlı bir şekilde atarken, kimisi ise ilacı parçalayamıyor ve bu durum zehirlenmelere, hatta ölümlere yol açabiliyor” diye ekliyor.

Bu duruma “farmakogenetik” adı veriliyor ve ilaca verilen yanıtın genetik yapı ile doğrudan ilişkili olduğu belirtiliyor. Yüksel, bireysel doz ayarlamasının onkoloji ve bazı kardiyovasküler hastalıklarda ne denli önemli olduğunu vurguluyor. “Aynı kiloda ve aynı hastalık tablosuna sahip iki kişi aynı doz ilaç aldığında, biri ağır yan etkiler yaşayabilir” ifadesini kullanıyor.

Bazı ilaçların tedavi edici dozları ile ölümcül dozları arasındaki farkın oldukça dar olduğunu belirten Yüksel, özellikle kemoterapi ilaçlarında genetik testlerin kritik önem taşıdığını dile getiriyor. “Bazı kanser ilaçlarında 200 miligram tedavi edici olurken, 300 miligram ölümcül olabiliyor. Bu yüzden ciddi hastalıklarda hastaların genetik incelemeleri yapılmalı ve doğru doz belirlenmelidir” diyor.

Aile bireylerinde benzer ilaç tepkimelerinin gözlemlenmesinin genetik bir gösterge olabileceğini aktaran Yüksel, “Aynı aile içinde benzer ilaç yan etkileri görülmesi farmakogenetik açıdan önemli bir işaret olarak değerlendirilmelidir” diyor. Ancak, Türkiye’de farmakogenetik testlerin henüz yaygın kullanılmadığını ve bunun en büyük nedeninin maliyetler olduğunu vurguluyor.

Yüksel, “Parasetamol gibi yaygın ilaçlarda toksik doz oldukça yüksek olduğu için herkese bu testlerin yapılması maliyet açısından pek mümkün değil. Ancak etkili doz ile zararlı doz arasındaki farkın az olduğu ilaçlarda bu testler hayati önem taşıyor” şeklinde konuşuyor.

Türkiye’de sağlık bütçesindeki zorluklara dikkat çeken Özben Özge Yüksel, ilaç temininde bile sorunlar yaşanabildiğini belirtiyor ve “Bu testlerin yaygınlaşması sağlık açısından olumlu sonuçlar doğurabilir. Ancak maliyetler oldukça yüksek. Bu nedenle kişiye özel tedavi uygulamaları hâlâ sınırlı kalmaktadır” ifadelerini kullanıyor.