Fransa, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın cinayetini yeniden ele alarak, olayın “insanlığa karşı suç” olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğini ve Suudi yönetiminin muhaliflere karşı yürüttüğü sistematik baskı politikalarının bir parçası olup olmadığını inceleyecek. Paris’teki yargı organları, Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili uluslararası çapta ses getirecek yeni bir soruşturma sürecini başlattı. Fransız basınında yer alan haberlere göre, Paris’teki bir sorgu hâkimi, Kaşıkçı cinayetinde işkence ve zorla kaybetme suçlamalarını araştırmak üzere görevlendirildi.
Bu soruşturmanın temeli, uluslararası hukuk organizasyonu Trial International, basın özgürlüğü savunucusu Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve Kaşıkçı’nın yazılarıyla destek verdiği Democracy for the Arab World Now (DAWN) organizasyonlarının yapmış olduğu başvurular üzerine kurulu. Bu kuruluşlar, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Temmuz 2022’de Fransa’ya gerçekleştirdiği ziyarette, Paris yargısına başvurarak Kaşıkçı cinayetinin tekil bir olay olmadığını ve organize bir devlet politikası çerçevesinde gerçekleştirildiğini savundu. Başvuruda, Veliaht Prens’in işkence ve zorla kaybetme suçlarına katıldığı iddiaları öne sürüldü.
Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı, uzun süre davanın soruşturmaya dönüşmesine karşı çıktı ve yapılan başvuruların hukuken yetersiz olduğuna dair görüş bildirdi. Ancak dosya yıllarca yargı organları arasında tartışma konusu oldu. Paris İstinaf Mahkemesi geçtiğimiz günlerde kritik bir karar alarak savcılığın itirazını reddetti ve cinayetin “insanlığa karşı suç” olarak değerlendirilebileceği ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Bu durum, bağımsız bir sorgu hâkiminin detaylı bir soruşturma yürütmesine olanak sağladı.
Fransız hâkim, Kaşıkçı cinayetinin, Suudi yönetiminin muhaliflere karşı daha geniş bir baskı politikasının parçası olup olmadığını inceleyecek. Özellikle, olayın sivillere karşı “yaygın ve sistematik bir saldırı” niteliği taşımayıp taşımadığı araştırılacak.
Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na evlilik işlemleri için girdi ve bir daha çıkamadı. Türk yetkililerin yürüttüğü soruşturma, Kaşıkçı’nın Suudi ajanlar tarafından öldürülüp cesedinin parçalandığını ortaya koymuştu. Bu olay, uluslararası kamuoyunda büyük bir tepki oluşturmuş ve Suudi Arabistan’a yönelik baskıları artırmıştı. ABD istihbarat raporları, cinayet operasyonunun Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın bilgisi ve onayıyla gerçekleştirildiği görüşünü desteklemişti. Bin Selman, cinayet emrini verdiği iddialarını reddetmiş, ancak olayın kendi yönetimi döneminde gerçekleştiğini kabul etmiştir.
Türkiye’de başlatılan davada, İstanbul mahkemesi 2022’de 26 Suudi sanık hakkında yargılamayı durdurmuş ve dosyanın Suudi Arabistan’a devredilmesine karar vermişti. Bu karar, uluslararası insan hakları kuruluşları tarafından eleştirilmişti. Fransa’daki yeni süreç ise Kaşıkçı dosyasını yeniden dünya gündeminin merkezine taşıdı. İnsan hakları savunucuları, Paris’teki soruşturmanın uluslararası cezasızlık tartışmaları açısından önemli bir emsal oluşturabileceğini değerlendirmekte.