**
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, belirli basın ve sosyal medya platformlarında yer alan Marmara Ceza İnfaz Kurumları ile ilgili iddiaların gerçek dışı olduğunu duyurdu. Yapılan resmi açıklamada, ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen tüm işlemlerin yasalara uygun bir şekilde ve ayrım gözetmeksizin yapıldığına dikkat çekildi.
**İDDİALARA CEVAP VERİLDİ**
Başsavcılık, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürütülen bir davada sanıkların ifadelerine dayanan tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerine erişemediği, ilaç bulamadığı, koğuşların aşırı kalabalık olduğu ve insanlık dışı muameleye maruz kaldıkları yönündeki iddiaların asılsız olduğunu açıkladı. Açıklamada, 13 Nisan 2026 itibarıyla Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde toplamda 31 bin 475 tutuklu ve hükümlünün bulunduğu belirtildi.
**SAĞLIK HİZMETLERİ HAKKINDA BİLGİLER PAYLAŞILDI**
Başsavcılık, adı geçen sanıkların sağlık süreçleriyle ilgili detaylı bilgiler sundu. Sanık Y.U.Ş.’nin cezaevine girdiği andan itibaren düzenli muayenelerinin yapıldığı, 6 kez revirde, 2 kez ise devlet hastanesinde kontrol edildiği ve ilaçlarının eksiksiz olarak alındığı ifade edildi. Ayrıca, sanık N.C.C.’nin de düzenli sağlık kontrolleri geçirdiği, toplamda 4 revir ve 2 hastane muayenesinin yapıldığı, hatta bir hastane sevkine kendi isteğiyle gitmediği belirtildi. Tüm tutuklu ve hükümlülerin tedavi süreçlerinin titizlikle takip edildiği ve reçete edilen ilaçların imza karşılığında teslim edildiği vurgulandı.
**KOĞUŞLARDA YAŞANAN ÖLÜMLER HAKKINDA AÇIKLAMA**
Açıklamada, koğuşlarda yaşandığı iddia edilen ölüm olaylarıyla ilgili de bilgi verildi. Sanık U.Y.’nin bulunduğu koğuşta kalan R.U.’nun 30 Ekim 2025’te rahatsızlanmasının ardından sırasıyla Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi, Silivri Devlet Hastanesi ve Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiği, ancak böbrek yetmezliği nedeniyle tedaviye cevap vermeyerek hayatını kaybettiği bildirildi. Ayrıca, U.Y.’nin koğuşundaki H.Ö.’nün de 6 Şubat 2026’da rahatsızlanarak benzer hastanelere götürüldüğü ancak diyabet hastalığı nedeniyle vefat ettiği aktarıldı.
**”YERDE YATILIYOR” İDDİALARI YALANLANDI**
Cezaevlerindeki fiziksel koşullara dair iddiaların da gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, her tutuklu ve hükümlüye ayrı yatak, yastık, çarşaf ve battaniye verildiği, hiçbir mahkumun yatağını başkasıyla paylaşmadığı ifade edildi.
**”İNSANLIK DIŞI MÜDAHALELER YOK”**
Başsavcılık açıklamasında, ceza infaz kurumlarında yürütülen tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğuna vurgu yaparak, “insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulduğu” iddialarını kesin bir dille reddetti. Yetkililer, kamuoyunda yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaların ilgili mevzuatlar çerçevesinde sürdürüldüğünü ve süreçlerin yakından takip edildiğini belirtti.