Türkiye, su kaynakları açısından büyük bir tehdit altında. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nden elde edilen verilere göre, ülkemizin toplam yüzölçümünün yaklaşık 24 milyon hektarı ekilebilir tarım arazisinden oluşuyor. 2028 yılına kadar bu alandan 7,85 milyon hektarının sulanabilir hale getirilmesi hedefleniyor. Yarı kurak iklim özelliklerine sahip olan Türkiye, yağış dağılımında bölgesel farklılıklar gösteriyor. Ülkenin yıllık yağış miktarı ise yaklaşık 450 milyar metreküp olarak hesaplanıyor.
Su kaynakları üzerine yapılan gözlemler, hidrometrik, hidrometeorolojik, sediment, kar ve su kalite verilerini içerirken, hidroelektrik santrallerden bırakılan su seviyeleri de takip ediliyor. Türkiye genelinde mevcut su depolama kapasitesi 183,82 milyar metreküp olarak kaydedilirken, sulanan tarım alanı 7,28 milyon hektara ulaşmış durumda.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’nin nüfusu 86 milyon 92 bin 168 olarak belirlendi. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına düşen su potansiyelinin yıllık 1700 metreküpten fazla olması gerekmektedir. Ancak Türkiye’nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir su potansiyeli 112 milyar metreküp olup, bu da kişi başına yıllık 1301 metreküpe denk geliyor. Nüfus artışı ve iklim değişikliği göz önüne alındığında, Türkiye’nin gelecekte su sıkıntısı çeken ülkeler arasında yer alması bekleniyor. Bu nedenle suyun daha verimli ve tasarruflu kullanılması gerekliliği büyük önem taşıyor.
Su kaynaklarının etkin değerlendirilmesi için depolamalı tesislerin inşası ve çok maksatlı kullanıma yönelik projelerin geliştirilmesi şart. Ayrıca, 25 hidrolojik havzada mevcut sulama sistemlerinin kayıplarını önlemek amacıyla modern kapalı basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileriyle yağış miktarında ve düzeninde meydana gelen büyük değişimler, projelerin kaynak-ihtiyaç dengesini olumsuz etkiliyor. Bu bağlamda, iklim değişikliği etkilerinin dikkate alınarak 25 hidrolojik havzada master planlarının güncellenmesi için hazırlıklar sürdürülüyor.
Türkiye’nin su kaynakları krizi, yalnızca tarım ve gıda güvenliği için değil, aynı zamanda genel yaşam kalitesi için de kritik bir mesele haline gelmiş durumda. Su tasarrufu ve yönetimi konusunda atılacak adımlar, gelecekteki su sıkıntısının önüne geçmek adına büyük önem taşıyor.
